Birincisi hakemler. Antalyaspor deplasmanındaki 0-0 biten maçta başlayan insanı delirten hakem hataları, evimizde 2-4 kaybettiğimiz Gaziantepspor maçında en yüksek seviyeye çıktı ve bizleri adeta çılgına çevirdi. Gerek Servet'in saçma kırmızı kartı, gerekse Sabri'ye verilen salakça faul, Galatasaray'ın oyununa çelme takmaya çalışanları amacına ulaştırdı. Galatasaray o maçı 4-2 kaybettiği halde hepimiz oyundan memnun ve takıma inançlı terkettik stadı. Ve bu bariz hataların üzerine MHK hatasını kabul etti ve özür dilercesine en iyi hakemlerimizden Cüneyt Çakır'ı Kayserispor maçında görevlendirdi. Galatasaray'da bu sayede nasıl oynadığını izlettirdi.
İkinci önemli konu bu zor deplasmanda alınan galibiyet. Takım seromoniden başlayarak inançlı olduğunu gösterdi, Fernando Muslera önceki hafta yediği 4 gol için, ona sonsuz güvenen Galatasaray camiası hariç herkesin sadece zarar verme amaçlı sözde 'haberlerini' takmadığını sahaya çıkarken gösterdi. Sakat ve cezalılar sayesinde çekilen kadro sıkıntısında Fatih Terim, elindeki en iyi kadroyu sahaya çıkardı. Güvendiği isimlerden Yekta'nın sakatlanması ise tam anlamıyla şanssızlıktı. Galatasaray oyuna etkili başladı ilk yarıda 40 derece ateşe oynayan Elmander'in golü, 30 dakikadır geliyorum diyordu. İkinci yarıda doğal olarak yüklenen Kayserispor'a rağmen Galatasaray iyi oyununu sürdürdü ve 5 dakika süren rakip kaleye kurduğu baskı sayesinde Selçuk İnan'ın golüyle 2-0 lık galibiyeti aldı. Takım eksiklere rağmen üstün bir oyunla maçı kazanmasını bildi ve zor deplasman Kayseri'den 3 puan ve ikinciliği alarak döndü.Üçüncü bir konu ise malesef Aydın Yılmaz. Her sene basında çıkan Galatasaray şu oyuncuya karşılıık Aydın'ı bonservisiyle önerdi haberlerine hem sinirlenip hem üzülürdüm çünkü Aydın'a şans verilmesi gerektiğine inancım yüksekti. Ancak Aydın, Antalya maçından sonra Kayseri maçında da top yerine boşluklara yürüyerek tüm değerini kaybetti. Aydın Yılmaz, en çok etkili olabileceği dönemde şansını adeta harcadı. Adeta sevmediğim Ayhan Akman bile, aralarındaki 10 yaşa rağmen ondan fazla koşup çabaladı, Aydın Yılmaz, Galatasaray'da Ayhan'dan önce jübilesini yaptı.
Dördüncü ve en önemli konu Semih Kaya! UEFA Kupasındaki Hamburg maçında stoper mevkisinde Semih yerine Kewell'ı kullanmayı seçmişti o zamanki teknik direktörümüz Bülent Korkmaz, sebebi ise genç olmasıydı. Belki o zaman haklıydı ancak geçen seneyi Kartalspor'da harika geçiren Semih, bu sezon önemli olacağının sinyallerini kampta vermişti. Semih Kaya, Kayserispor maçındaki performansıyla tüm Galatasaray taraftarlarına derin bir oh çektirdi. Yıllardır genç Türk stoper arayan Galatasaray, kendi içinden çıkardığı yıldızını kazanmış oldu. Semih Kaya adeta hatasız oynadı. Eğer gelecekte yapacağı birkaç hataya sabır gösterilirse, yeni Bülent Korkmaz'ımız olacaktır.Kayserispor maçında sadece 3 puanı değil Semih Kaya'yı da kazandığı için Fatih Terim'e de sonsuz teşekkürler. Bu maçla birlikte seri yakalayıp, asıl yerimiz olan zirveyi yakın zamanda alacağımıza inancımız sonsuz şekilde haftaya Ali Sami Yen'de rakibimizi bekliyoruz.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder