31 Mayıs 2011 Salı

Yuvadan Uçanlar

   Geçen seneki inanılmaz kötü tablonun ardından bu sene yeni bir kadro kurmak için kolları sıvayan Başkan Ünal Aysal'ın ilk işi kadroyu temizlemek oldu. Yeni alınacak yabancılar için kontenjan açmaya çalışılıyordu ve Terim ile görüşüldükten sonra Barış, Zapata, Kewell, Neill ve İnsua ile yollar ayrıldı. Aslında Barış ve Zapata'nın gidişleri yüzlerimizi güldürmüştü ancak bu sabah bizleri derinden üzen haberler geldi. Kewell, Neill ve İnsua ile yollar ayrıldı. Üç oyuncuyada ayrı ayrı değinmek istiyorum;

   Harry Kewell: Geldiğinde tüm Galatasaraylıların yüreğini hoplatmıştı. Premier Leauge tecrübesini en çok taşıyan oyunculardandı ki gelir gelmez bunu takıma yansıttı. İlk resmi maçı olan Kayseri maçındaki performansını, Bordeaux'u yıkan o "Ne seksendokuza ne doksanbire tam doksana tam" diye spikerin haykırdıgı durumu 2-1'e getiren golü hangi Galatasaray'lı unutabilirki? Penaltılardaki üstünlüğünü, sahadaki asil duruşunu, gerektiğinde stopere geçerek elinden geleni yapan, "My name is Harry Kewell, Kewell from Galatasaray" şeklinde kendini tanıtan, kaptanlığı gerçekten hakeden bir oyuncu kalbimizdeki yerini asla kaybetmez. Onun ayrılışı gerçek anlamda üzücü ir olay bizler için. OZ Büyücümüze gelecek hayatında başarılar diliyorum ve zor gözüksede onu bir yıl daha takımımla izlemeyi istiyorum.


   Lucas Neill: Geçen sene devre arasında o geldiğinde Premier Leauge'i benim gibi takip edenler gerçekten çok heyecanlandı, tabi bende. Çünkü o sonuna kadar savaşan, topu rakibinden alabilmek için her şekilde direnen inanılmaz karakterli bir futbolcu. Ayrıca kıvrak zekasınıda hiçe saymamak lazım. Kendine yaptırdığı fouller, rakibi ofsayta düşürmeleri, arkasında iki rakip oldugunda aut atısında topu ceza sahasından alıp atısı tekrarlatması hala gözlerimin önünde :). Kendi milli takımında da kaptanlığa yükselmiş bir oyuncu. Galatasaray kaptanlığını tıpkı Kewell gibi gözü kapalı verebileceğimiz bir oyuncuydu. Ancak onu 1.5 sene izleme şansımız oldu. Gitmesinin saçma olduğunu düşünüyorum ancak Fatih Hoca'nın planlarına sayım sonsuz onada futbol hayatında başarılar diliyorum keşke oda kalabilse tıpkı Kewell'ı, Insua'yı istedigim gibi..


   Emiliano Insua: Liverpool'dan kiraladıgımız sol bek oynayan Arjantinli yıldız. Onu kaybetmekte yanlıstı o fırsat buldugu her maç elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıstı çogu zamanda basarılı oldu ancak gerek medya gerek bazı taraftarlar(!) onu yerden yere vurdu.  O her fırsatta bizimle devam etmek istedigini söylesede ne Rijkaard nede Hagi ona fırsat vermedi. Fatih Terim'de onu gerekli görmedi ve bence 22 yaşındaki genç sol bek Galatasaray'ın o mevkideki sıkıntısını uzun yıllar dindirebilecekken erkenden gönderildi. Elimizden ancak beklemek geliyor. O nedenle sadece bekliyoruz, Şimdilik!

Galatasaray Cafe Crown!

   Hepsi birer aslan onların. Ellerinden geleni yapıyorlar taraftarı her maç kahreden futbol takımının açıklarını kapatmak için. En iyi sezonlarını geçiriyorlar. Bu sezon futbol takımından çok desteklendiler. hakettilerde. Elimizden geldiğince her maçlarında orada olmaya çalışıyoruz bizde.
 
   Dün gecede inanılmaz bir zafer yaşattılar bizlere. Finalde fenerbahce'nin rakibi olabilmek için mutlak galiiyet parolasıyla çıktık dün gece Banvit karşısına. Onlar sahada biz tribünde inanmıştık alacağımıza, aldıkta! Böyle bir atmosfer Fenerbahce macında bile yoktu dersem yanlıs olmaz sanırım. Tum taraftarlar yuregini koyarak bağırdı dün gece. Sahadaki aslanlarımızda bizim desteğimzi karşılıksız bırakmadı. Özellikle Shumpert ve Tutku maçı kazanmak için çok çabaladı ve anlının terinin karşılığını galibiyetle alarak hem durumu 2-1 e getirip final kapısını aralamamızı hemde desteğimizi boşa çıkarmamamızı sağladı. Dün gece hepimiz boğazlarımızı yırtarcasına bağırdık. Evet herşey çok güzel ancak birşeye değinmeden geçemeyeceğim. Tribünlerimizde her maç olduğu gibi kavgalar olamaya devam etmekte. artık saçmalık derecesinde olaylar olmaya başladı ve sinirlerimize ister istemez dokunuyor. Kendilerini ağa sanan amigolar herkese ahkam kesiyor ve huzuru bozuyor. artık bunlara dur denilmeli bence. Yinede herşeye rağmen kazanmak güzel. Potanın aslanları hakettiği sonucu aldı dün gece: 73-61!

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Yeniden Başlıyoruz !

Tam 1 aydır uzaktım buralardan. Ehliyetti işti derken baya aksadı. Neyse konuya gireyim artık yazılacak çok şey var.

  Öncelik tabiki Galatasaray'ımın. Bizim için tam bir kabus olan bir sezonu son 3 maçıda alarak bitirdik buda yüzlerimizde ufak birer tebessüm bıraktı. Ardından yeni başkanımız Ünal Aysal önce Fatih Terim'i ardından da o hafta boyunca konuşulan isimlerden Johan Elmander'i açıkladı. Bizimde yüzümüzdeki tebessümler gülücüklere dönüştü. Ardından etrafta çok konusulan hergün bir gazetenin açıkladıgı Drogba Galatasaray'da! haberleri bizi giderek heyecanlandırdı ve heyecanlandırmaya devam ettirmekte. Ancak bugün efsanelerimizden Hasan Şaş'ın becerisi sayesinde Türkiye'nin en iyi genç orta saha oyuncularından Selçuk İnan'ı beş yıllığına aldık. Bence bu ilaç gibi gelmiştir tüm Galatasaray'lılara. Şimdilerde Buffon, Drogba, Kallstrom gibi oyuncuların açıklanmasını bekliyoruz. Bu arada Galatasaray CC Basketbol takımımızıda es geçmemek lazım. Beşiktaş'ı 3-0 mağlup ettikten sonra bugun Banvit'i yenerek seride 1-0 öne geçtik. Devamını bekliyoruz.

   Üzücü bazı olaylarda olmadı değil. Aralarında en kötüsü Trabzonspor'lu Drago Gabric ülkesinde geçirdiği trafik kazasında ağır yaralandı ve bilinci kapalı halde hastanede yatmakta. Kendisinede acil şifalar diliyorum.