Evet az önce gerçekten çok keyifli bi maç izledim. 5-0 rövanşında ligde Real Madrid'in sahasında oynanan 1-1 lik maçta hiç keyif alamadım final maçındaki 1-0 lık macta onun gibi durgundu. Bu aksam icin umutluydum ve bekledigim oldu. Barcelona özüne döndü yine %79 luk topa sahip olma oranıyla beklenen tadi verdi. goller her ne kadar geç gelsede her izleyen keyif aldı. Dün basın toplantılarıyla gergin geçecegi belli olan maç aslında çokta sakindi ilk yarıda. Ne olduysa ikinci yarıda oldu. Spikerlerin taraflı anlatımı biraz rahatsız etsede Barcelona futbol takımı Guardiola'nın söyledigi gibi herşeyin cevabını sahada verdi. Messi,52 golle sezonda atılabilecek en fazla gol rekorunu geliştirdi ve dahada geliştirecek gibi. Barcelona pekte zorlanmadan Real'i 2-0 la geçerek adını finale yazdırdı demek yanlıs olmaz sanırım. Bu arada hala Ronaldo-Messi kıyaslaması yapn insan varmı bilemiyorum :) Sonuç olarak Real Madrid 0-2 Barcelona :)
Birşey daha eklemek önemli sanırım :) dün gece bir diger yarı final karşılaşması oynandı. Schalke 0-2 Manchester United. Hepimizin bildigi gibi Türk Hava Yolları hem Manchester United'ın hemde Barcelona'nın sponsoru. Finalde onlarada çok iş düşecek gibi :)
3 hafta önce 18 günde 4 El Clasico diye heyecanlanıyorduk şimdi ise sadece 1 kaldı. umarım o da tadından yenmez olur. 3 maçta 1 Real 1 Barça 1 berabere. bakalım dengeyi kim bozacak :)
27 Nisan 2011 Çarşamba
25 Nisan 2011 Pazartesi
İnleyen Nağmeler
Bugun inledi Abdi İpekçi. Galatasaraylılığımızı bozmadan takımımızın yanında olduk. Bugunde yine yalnızca Beşiktaş CT değil Federasyona karşı mücadele etti Aslan Yürekliler. Maçın birtane adamını seçmek olmaz ordakilerin hepsi maçın adamıydı, çünkü hepsi yüreğiyle oynadı. Oyundaki ezici üstünlük skordada kendi belli etti: Galatasaray CC 81-73 Beşiktaş CT. Ancak üzücü olan maç sonunda Sebo reis kalp krizi geçirdi. Onada en içten geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Ve tabi maçın başında olduğu gibi maç sonundada dilimizde bir beste vardı: İnleyen nağmeler ruhumu sardı, bir rüyaki orda hep şarkılar vardı. Uçan kuşlar martılar...
Maçtan sonra Ali Sami Yen Stadı'ndan birer hatıra alalım dedik. Ne iyi etmişiz. Sarı kırmızı boyalı molozlarından alındı. Tabiki ona sonkez bu kadar yakın olmak, onun tüm dünya tarafından çekinilen "Cehennem" adı verilen tribünlerinin yerinde moloz yığınları görmek kadar kalbi burkan bişey olamazdı.
Bir maçı daha geride bırakırken akılda kalıcı anlar bunlardı işte. Tabi ne kadar anlatsam az çünkü Galatasaray'la ilgili herşey "anlatılmaz yaşanır." cinsinden. :)
Maçtan sonra Ali Sami Yen Stadı'ndan birer hatıra alalım dedik. Ne iyi etmişiz. Sarı kırmızı boyalı molozlarından alındı. Tabiki ona sonkez bu kadar yakın olmak, onun tüm dünya tarafından çekinilen "Cehennem" adı verilen tribünlerinin yerinde moloz yığınları görmek kadar kalbi burkan bişey olamazdı.
Bir maçı daha geride bırakırken akılda kalıcı anlar bunlardı işte. Tabi ne kadar anlatsam az çünkü Galatasaray'la ilgili herşey "anlatılmaz yaşanır." cinsinden. :)
24 Nisan 2011 Pazar
Blog'a giriş :)
Eveet. Twitter'daki #blogumadokunma olayıyla adını duyduğum ve arkadaşım sayesinde aşina olduğum bloga giriş yazısı. Hadi bakalım bunada el attık daha neler bekler bizi :) Yoğunluk Galatasaray'ım olur şimdiden söylemesi :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)